“Samimiyet”, son yıllarda markaların en çok peşinden koştuğu ama en zor yakaladığı kavramlardan biri haline geldi. Tüketiciler artık yalnızca ürün ya da hizmet satın almıyor; markaların duruşunu, değerlerini ve temsil ettiği kültürü de satın alıyor. Bu noktada markaların “samimi görünme” çabası, çoğu zaman bir iletişim stratejisi olarak başlasa da, sürdürülebilir hale gelebilmesi için stratejinin ötesine geçmesi gerekiyor.
Günümüz iletişim dünyasında samimiyet, doğallık, şeffaflık ve tutarlılığın birleşiminden doğuyor.
Bir marka kampanyasında “değer odaklı” mesajlar verebilir; ama eğer kurumsal davranışları, iç iletişimi ya da kriz yönetimi bu mesajlarla çelişiyorsa, o samimiyet anında sorgulanır. Çünkü dijital çağda hedef kitle yalnızca dinleyici değil, aynı zamanda gözlemci ve yorumlayıcı bir aktör haline geldi. Bir markanın “kadınları destekliyoruz” mesajı, eğer şirketin içinde kadın temsiliyeti zayıfsa, inandırıcılığını yitiriyor. Samimiyet, söylemle eylemin örtüştüğü noktada başlar.
Ayrıca samimiyet artık kusursuzlukla değil, insanlıkla ölçülüyor. Hata yapmayan marka yok; önemli olan hatayı nasıl yönettiği. Kriz dönemlerinde açık iletişim kurabilen, özür dileyebilen ve çözüm sürecini şeffaf şekilde paylaşan markalar, uzun vadede güven inşa ediyor. Çünkü tüketici, “robotik” yanıtlar yerine gerçek bir ses duymak istiyor. Bu da markaların tonunu, dilini ve iletişim tarzını yeniden tanımlamasını gerektiriyor.
Eskiden markalar “kurumsal” olmayı resmiyetle eşleştirirken, bugün samimiyetle profesyonellik arasındaki dengeyi yakalamak zorundalar.
Ne tamamen mesafeli, ne de aşırı gündelik bir dil…
Asıl mesele, markanın kendi kimliğine uygun biçimde doğal bir ses tonu oluşturabilmesi. Samimiyet, sadece söylemde değil; içerik üretiminde, müşteri ilişkilerinde ve hatta marka çalışanlarının iletişim biçiminde hissedilir olmalı.
Kısacası, samimi görünmek bir kampanya hedefi değil, bir kurumsal kültür meselesidir.
Samimiyetin temeli stratejide değil, niyettedir.
Ve bir marka ancak içtenliğini davranışlarına, söylemine ve topluma katkısına yansıtabilirse, o zaman gerçekten “samimi görünür”.

1 Yorum
Bir markanın samimi gözükmesi icin neler yapması gerektigini anlattıgın bu yazi cok işime yardı. Gerçkten güzel olmus