⚠️ Spoiler Uyarısı: Bu yazı, My Name dizisinin karakter gelişimleri, önemli olayları ve finali hakkında spoiler içermektedir.
Giriş
Netflix’in 2021 yapımı My Name, ilk bakışta bir intikam hikayesi gibi görünse de, toplumsal cinsiyet, kimlik, iktidar ve şiddet ilişkisi üzerine önemli tartışmalar sunmaktadır. Bu yazıda My Name dizisi; toplumsal cinsiyet rolleri, eril iktidar, kimlik inşası ve toplumsal cinsiyet eşitliği kavramları çerçevesinde incelenmektedir.
Toplumsal Cinsiyet Kavramı Nedir?
Toplumsal cinsiyet, kadın ve erkeklere toplum tarafından yüklenen rol, sorumluluk, davranış ve beklentilerin sonucu ortaya çıkmıştır. Toplumların, kültürel normlar üzerinden kadın ve erkeklere yükledikleri anlam kalıpları sebebiyle ataerkil bir anlayış gündeme gelmiş ve kalmaya devam etmiştir. Örneğin, bir erkeğin evi geçindirmek için para kazanması ya da bir kadının ev işlerini yapması toplumsal cinsiyet rollerindedir. “Rol-toplumsal cinsiyet uyarlamalarında ana fikri bireyin er veya dişi oluşu teşkil etmektedir. Bu nedenle de her zaman iki cinsiyet rolü mevcut olmuştur: Erkek rolü, kadın rolü ya da eril rol ve dişil rol” (Vatandaş, 2011, 34).
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Nedir?
Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın ve erkeklerin biyolojik farklılıklarından bağımsız olarak; gerek kamusal alanda gerekse özel yaşamın her aşamasında eşit haklara, fırsatlara ve sorumluluklara sahip olduğu adil bir yapıya işaret eder. Örneğin, aynı yetkinliğe sahip bir kadın ve bir erkeğin, aynı pozisyon için başvurduklarında eşit ücret alması ve kariyer basamaklarında cinsiyetlerinden bağımsız olarak yükselme imkanına sahip olması, bu kavramın en temel uygulama alanlarından biridir. “Eşitlik, özellikle sosyal statü veya yasal/siyasi haklar açısından özdeş ya da aynı hak ve özgürlüklere sahip olma hâli veya durumu olarak tanımlanabilir” (Cangöz, 2023, 114).
My Name (2021)

Kadın olmanın bir zaafiyet olarak görüldüğü eril bir suç dünyasında, babasının intikamını almak için cinsiyetin getirdiği kalıpları reddeden Ji-woo; polis teşkilatı ve mafya arasındaki ince çizgide yürürken, adaletin ancak acımasız bir güçle tesis edilebileceğine dair sorgulayıcı bir yolculuğa çıkar.
IMDb 7.8
My Name’in Toplumsal Roller ve Kimlikler Çerçevesinde İncelenmesi
Mu-jin tarafından yeraltı dünyasına getirilen Ji-woo, dövüş kampının tek kadın üyesi olur. Erkek egemenliğinin olduğu bir kampta hem sözlü hem de fiziksel tacize uğrar. Mu-jin onu “üye” olarak tanıtsa da diğerleri için yalnızca ihtiyaçları karşılaması gereken bir kadın olarak gözükür. Ji-woo, bu eril alanda varlık gösterebilmek için kadınlığını bir ‘engel’ olarak konumlandırıp onu görünmez kılmaya; fiziksel gücüyle erkeklerle yarışarak toplumsal cinsiyetin ona yüklediği kırılganlık atıflarını reddetmeye zorlanır. Dizi, ‘kadın zayıftır’ şeklindeki yerleşik önyargıyı izleyiciye hissettirerek başlasa da, Ji-woo’nun şiddet aracılığıyla kurduğu özneleşme süreci, bu önyargının biyolojik bir gerçeklik değil, toplumsal bir inşadan ibaret olduğunu gözler önüne serer.




Dizi, yalnızca Ji-woo’nun intikam mücadelesini aktarmakla kalmaz; aynı zamanda çete içerisindeki ‘eril iktidar’ ve ‘sadakat’ kavramlarını sosyolojik bir düzlemde tartışmaya açar. Mu-jin, çete lideri olarak stratejik ve düzenleyici eril iktidarı temsil ederken; Gang-jae, bu yapının kontrolsüz ve dejenere olmuş uzantısı konumundadır. Gang-jae’nin, Ji-woo’ya yönelik taciz girişimi sonrası Mu-jin tarafından cezalandırılması, yalnızca kişisel bir sadakatsizliğin karşılığı değil, aynı zamanda eril sistemin sınırlarının ihlal edilmesine karşı bir yaptırımdır. Bu durumun altında yatan temel motivasyon, Mu-jin’in ataerkil otoriteyi ve sistemin devamlılığını temsil eden figür olmasıdır. Gang-jae ise bu düzenin yıkıcı, ‘toksik’ erilliğini yansıtır. Böylelikle dizi, eril iktidarın kendi içindeki parçalı ve çatışmalı yapısını gözler önüne serer.


Gang-jae çeteden atıldıktan sonra Mu-jin, Ji-woo için yeni bir kimlik yaratır ve ondan polis teşkilatına sızmasını ister: Oh Hye-jin. Bu isim değişikliği, yalnızca örgütsel bir strateji değil, aynı zamanda Ji-woo’nun kimliğinin ne denli parçalı ve bağlama bağımlı hale geldiğinin de bir göstergesidir. Üstelik Ji-woo’nun her iki dünyada da ‘gerçek’ amacını gizlemek zorunda kalması, kadın karakterin güç alanlarına ancak kendi benliğini saklayarak, bir rol oynayarak girebildiği fikrini pekiştirir. Öyle ki, Ji-woo’nun babasını bizzat öldüren kişi, sonrasında ona ‘babalık’ yapan kişi haline gelir. Mu-jin, kontrol etmek istediği kişiye koruyucu ve şefkatli bir figür olarak görünerek iktidarını meşrulaştırır. Gerçek babasının ölümüyle sembolik olarak ‘babasız’ kalan Ji-woo, bu boşluğu bilmeden kendisini yetim bırakan kişiyle doldurur.

“Yaşamın her alanının erkeğe göre tanımlandığı cinsiyetçi ideolojiye göre kadın olmak “erkeğe özgü sayılan davranışlarda bulunmamak, duygu ve düşüncelerini erkeğe göre belirlemek” anlamını taşımaktadır” (Gümüşoğlu,2013: 65). Cinsiyet normları erkekler ve kadınlar arasındaki sosyal farklılıkları ifade eder. My Name’in başkarakteri Yoon Ji-woo bu normlara karşı çıkmaya çalışan bir karakterdir. Ji-woo, geleneksel kadın tiplemesinin dışına çıkmış maskülenleşmiş bir kadındır; fiziksel şiddeti bir iletişim ve varoluş biçimi olarak benimser, duygusal tepkilerini büyük ölçüde bastırır ve hiyerarşi içinde konum kazanmak için erkeklerle aynı sertlik diliyle rekabet eder. Bu haliyle Ji-woo, Gümüşoğlu’nun tanımladığı ideolojik çerçevenin tam tersini yaşar: kadınlığını ‘erkeğe göre belirlemek’ yerine, doğrudan erkeğe özgü sayılan davranışları benimseyerek var olur. Ancak bu durum, Ji-woo’yu geleneksel kadınlık kalıplarından özgürleştirse de, onu bu kez eril normların bir kopyasına dönüştürür.


Yoon Ji-woo, kendisi kadar yaralı bir geçmişe sahip Jeon Pil-do ile karşılaştığında yavaş yavaş duvarlarını indirmeye başlar. İkisi arasında başlayan rekabet, zamanla arkadaşlığa, dizinin ilerleyen bölümlerinde ise romantik bir ilişkiye dönüşür. Pil-do karakteri, diğer erkek karakterlerden ayrışır; çünkü o, devletin/hukukun kurumsal eril iktidarını temsil eder ve Mu-jin ile Gang-jae’nin şiddete dayalı erillik anlayışının dışında konumlanır. Ji-woo’nun intikam odaklı, duygularını bastıran kişiliği, Pil-do ile kurduğu ilişkide bir kırılma alanı bulur; sert imajının altındaki insani tarafı, ancak onun yanında görünür hale gelir. Bu noktada dikkat çekici olan, Pil-do’nun Ji-woo’yu bir nesne ya da korunması gereken bir kadın olarak değil, eşit bir meslektaş ve mücadele ortağı olarak görmesidir. Dizi böylece izleyiciye alternatif, hiyerarşik olmayan bir eril model sunar.


Pil-do’nun ölümü, Ji-woo için yalnızca sevdiği birini kaybetmek değildir; aynı zamanda eril dünyanın demokratik ve eşitlikçi seçeneğinin de ortadan kalkmasıdır. Bu kayıpla birlikte Ji-woo’nun elinde artık yalnızca şiddet ve intikam kalır. Mu-jin’i öldürerek bu sarmalı sona erdiren Ji-woo, artık bir ‘kurban’ değil, kendi kaderini eline almış bir ‘fail’dir. Ancak bu son, tam anlamıyla bir kurtuluş mudur, yoksa yalnızca iktidarın el değiştirdiği yeni bir eril düzenin mi başlangıcıdır? Ji-woo, ataerkil şiddet sarmalını kendi failliğiyle kırarken, bunu yine aynı şiddetin diliyle yapar; bu da My Name’in, toplumsal cinsiyet rollerine dair sunduğu en temel geriliminin özetidir: kadının özneleşmesi, ancak eril bir dilin içinden mümkün olabiliyor gibi görünmektedir.


Sonuç
My Name, yalnızca aksiyon ve intikam temalı bir dizi olmanın ötesinde, toplumsal cinsiyet rolleri, eril iktidar ve kimlik inşası üzerine düşündüren bir anlatı sunmaktadır. Yoon Ji-woo karakteri, erkek egemen bir dünyada var olabilmek için toplumsal cinsiyet normlarını reddederken, bunu yine aynı düzenin şiddet diliyle gerçekleştirmek zorunda kalmaktadır. Bu durum, dizinin kadın karakteri güçlendirmekle birlikte, özneleşmenin hangi koşullar altında mümkün olduğu sorusunu da tartışmaya açmaktadır. Sonuç olarak My Name, toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin yerleşik kalıpları sorgulayan ve izleyiciyi kadınlık, erkeklik, güç ve adalet kavramları üzerine düşünmeye davet eden dikkat çekici bir yapım olarak değerlendirilebilir.
Kaynakça
Cangöz, İ. (2023). KADIN / WOMAN 2000: Kadın Araştırmaları Dergisi
Gümüşoğlu, F. (2013). Ders Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet (1928-2013). İstanbul: Kaynak Yayınları.
Vatandaş, C. (2011). Toplumsal Cinsiyet ve Cinsiyet Rollerinin Algılanışı
My Name, Netflix’te yayınlanmaktadır. Kim Jin-min’in yönettiği Güney Kore yapımı suç ve aksiyon dizisi, 15 Ekim 2021 tarihinde platformda izleyiciyle buluşmuştur. Dizi toplam 8 bölümden oluşmaktadır.
My Name dizisinin başrolünde Han So-hee (Yoon Ji-woo) yer almaktadır. Oyuncu kadrosunda ayrıca Park Hee-soon (Choi Mu-jin), Ahn Bo-hyun (Jeon Pil-do), Kim Sang-ho (Cha Gi-ho), Lee Hak-joo (Jung Tae-ju) ve Chang Ryul (Do Gang-jae) gibi isimler bulunmaktadır.
My Name, Netflix’te yayınlanmaktadır. Kim Jin-min’in yönettiği Güney Kore yapımı suç ve aksiyon dizisi, 15 Ekim 2021 tarihinde platformda izleyiciyle buluşmuştur. Dizi toplam 8 bölümden oluşmaktadır.
Kadın olmanın bir zaafiyet olarak görüldüğü eril bir suç dünyasında, babasının intikamını almak için cinsiyetin getirdiği kalıpları reddeden Ji-woo; polis teşkilatı ve mafya arasındaki ince çizgide yürürken, adaletin ancak acımasız bir güçle tesis edilebileceğine dair sorgulayıcı bir yolculuğa çıkar.