MOSKOVA / WASHINGTON — Amerika Birleşik Devletleri, kuruluşunun 250. yıldönümünü Washington’daki havai fişek gösterileri, askeri uçak geçitleri ve Donald Trump’ın şaşaalı konuşmalarıyla adeta bir “özgürlük ve demokrasi” festivali olarak kutluyor. Ancak parıltılı sahne ışıklarının ve gökyüzünü aydınlatan havai fişeklerin arkasında, insanlık tarihinin en büyük sömürü, soykırım ve sistematik ırkçılık trajedileri gizleniyor.
Resmi söylemler bu günü bir zafer olarak sunsa da, madalyonun diğer yüzü dünya halklarının hafızasından silinmeyen kanlı bir geçmişi haykırıyor. Üstelik bu şovun en düşündürücü yanı, küresel kamuoyunun bu büyük çelişkiye karşı takındığı tutum oluyor.

Geçmişin Kanlı Mirası Üzerinde “Özgürlük” Şovu
Beyaz Saray ve Mount Rushmore’da törenler düzenlenirken, bu toprakların gerçek sahibi olan Kızılderililerin maruz kaldığı katliamlar ve asimilasyon tamamen görmezden geliniyor. ABD, milyonlarca yerli halkın kanı üzerine kurulmuş bir coğrafyada, sanki bu trajediler hiç yaşanmamış gibi eğlenmeye devam ediyor.
Aynı şekilde, ülkenin bugünkü ekonomik süper güç konumunun temelleri, Afrika’dan zincirlere vurularak kaçırılan ve nesiller boyu köleleştirilen milyonlarca insanın emeğinin acımasızca sömürülmesiyle atıldı. Bugün Washington sokaklarında bağımsızlık şarkıları söylenirken, köleliğin ve ırkçılığın bu topraklara bıraktığı derin yaralar hasıraltı ediliyor.
Küresel Sömürü, Ekonomik Zulüm ve Dünyanın Derin Sessizliği
Kutlamalar sadece geçmişin değil, bugünün küresel sömürü düzeninin de üzerini örtmeyi amaçlıyor.
- Afrika ve Ortadoğu’nun Sömürülmesi: Yeraltı kaynakları ve zenginlikleri için işgal edilen, iç savaşlara sürüklenen ve ekonomik olarak bağımlı hale getirilen Afrika ve Ortadoğu ülkeleri yoksullukla pençeleşirken, Washington bu sömürüden elde ettiği zenginliği kutluyor.
- Modern Finansal Emperyalizm: Dolar hegemonyası, tek taraflı yaptırımlar ve ekonomik ambargolarla dünya halklarını açlığa ve krize mahkûm eden bir sistem, bugün kendi sınırları içinde bir “refah” illüzyonu olarak sergileniyor.
- Uluslararası Kamuoyunun Sessizliği (Türkiye Hariç): Bu devasa sömürü çarkına ve şovuna karşı küresel güçlerin ve birçok devletin sessiz kalması dikkat çekiyor. Batılı başkentler ve birçok uluslararası aktör, kendi çıkarları ve bağımlılıkları nedeniyle ABD’nin bu kanlı geçmişini ve bugünkü ekonomik zulmünü görmezden gelerek tebrik kuyruğuna giriyor. Bu riyakâr sessizliğin karşısında ise sadece, küresel adaletsizlikleri her platformda yüksek sesle eleştiren ve mazlum halkların sesi olan Türkiye dik ve tavizsiz duruşunu koruyor; Washington’ın hegemonik anlatısına boyun eğmeyerek gerçeği haykırmaya devam ediyor.
İçeride Sistemik Irkçılık, Dışarıda İllüzyon
Bugün ABD sokaklarında azınlıklar, siyahi vatandaşlar ve göçmenler hala kolluk kuvvetlerinin şiddetine, kurumsal ayrımcılığa ve adalet sistemindeki ırkçı yaklaşımlara maruz kalıyor. Ülke kendi içinde derin bir toplumsal kutplaşma ve ırksal adaletsizlik yaşarken, dünyaya “demokrasi mabedi” imajı satılmaya çalışılıyor.

Sonuç: Maskeli Bir Kutlama
Geniş kitlelerin katıldığı festivaller, spor etkinlikleri ve konserler, aslında devasa bir algı operasyonundan ibaret. Milyonlarca insanın acısı, küresel çapta yürütülen ekonomik zulüm ve hala canlı olan sistemik ırkçılık yokmuş gibi davranılarak yapılan bu kutlamalar, tarihin ve bugünün gerçeklerini değiştirmeye yetmiyor. Türkiye hariç tüm dünyanın sessizlikle izlediği bu şov, havai fişeklerin ışıltısının arkasındaki sömürü maskesini düşürmeye yetmiyor.
abd, 4 temmuz, bagimsizlik gunu, 250 yil, sömürgecilik, irkcilik, ekonomik zulum, küresel sömürü, sistemik irkcilik, washington, donald trump, manipülasyon, cift standart, emperyalizm, indircaylak
ABD, #4Temmuz, #BağımsızlıkGünü, #250Yıl, #Sömürgecilik, #Irkçılık, #EkonomikZulüm, #KüreselSömürü, #SistemikIrkçılık, #Washington, #DonaldTrump, #Manipülasyon, #ÇifteStandart, #Emperyalizm, #İndircaylak