Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    İNDİR CAYLAK Cuma, Ağustos 7
    • SAĞLIK
    • Program İndir
    • BİLGİ
    • OYUN İNDİR
    • bilim ve teknoloji
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Subscribe
    • Ana Sayfa
    • Haber
    • Sosyal medya
    • BİLGİ
    • İNDİR
      • OYUN İNDİR
      • Program İndir
    • DİZİ-FİLM
    • SAĞLIK
    • bilim ve teknoloji
    • HAKKIMIZDA
      • Telif Hakkı Bildirimi
      • Genel Hükümler
      • Çerez Kullanımı
      • Ön Bilgilendirme
      • KULLANICI/ÜYELİK SÖZLEŞMESİ
      • Gizlilik Politikası
      • Web Sitesi Sorumluluk Reddi
    İNDİR CAYLAK
    Home»indircaylak içerik»POPÜLİZM ÜZERİNE
    indircaylak içerik

    POPÜLİZM ÜZERİNE

    Abdulkadir TEPEBAŞIBy Abdulkadir TEPEBAŞI7 Ağustos 2026Yorum yapılmamış14 Mins Read0 Views
    Facebook Twitter Pinterest Telegram LinkedIn Tumblr Copy Link Email
    Follow Us
    Google News Flipboard
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email Copy Link

    A. Popülizm Kavramının Tanımlanması

    Popülizm kavramı günümüzde sıklıkla karşılaşılan, duyulan bir kavram haline gelmiştir ve olumsuz bir anlamda kullanılmaktadır. Yani popülizm kavramı insanlarda olumsuz bir şekilde çağrışım yapmaktadır. Ancak bu kavramın nasıl tanımlanacağı konusunda bir görüş birliği sağlanamamaktadır. Ayrıca popülizm Türkçeye halkçılık olarak çevrildiği için Türkçede de bu kavramla ilgili bir anlam karmaşası bulunmaktadır (Baykan, 2017: 157). Bu kavrama yönelik farklı yaklaşımlar ve tanımlamalar bulunmaktadır.

    Köylücülük (Ionescu, 1969: 97), halk iradesi savunuculuğu (Saul, 1969: 123), birleştiricilik (Saul, 1969: 143), ideoloji (MacRae, 1969: 153), sendrom (Wiles, 1969: 166) olarak popülizmi inceleyen yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu kadar farklılığın bulunmasının nedeni ise zamansal ve mekansal şartların farklılığıdır. Aynı zamanda popülizm kavramının kendi katı kriterleri yok denecek kadar az olduğu için bu kavram diğer kavramlara çok kolay eklemlenebilmektedir. Bu kavramın yumuşak merkezli bir kavram olduğu söylenebilir (Mudde, 2004: 544). Yumuşak merkezli kavramlar daha muğlak iken katı merkezli kavramlar daha belirli anlamlara sahiptir. Bir kavramın tanımı ile ilgili bu kadar çok tartışma olması veya bu kavrama nasıl yaklaşılacağı üzerine bir ortaklığı sağlanamaması da bu kavramın ne kadar yumuşak merkezli olduğunu gösterebilen bir örnektir. Bu kavram gücünü de yumuşak merkezli (zayıf çekirdekli) olması, diğer kavramlara eklemlenebilmesi ve muğlâk olması gibi özelliklerinden alır (Kurtbağ, 2020: 138).

    Popülizm kavramı kelime kökeni olarak populus (halk) kavramından türemiştir. Popülist kavramı buna bağlı olarak çevrildiğinde halkçılık anlamına gelmektedir. Ancak halkçılık ile kast edilen şey nedir? Halk ile kast edilen şey nedir? Halk kelimesi negatif tanımlama yöntemi ile tanımlanacak olursa elit olmayan gibi bir anlama gelmektedir. Popülist olmakla itham edilen isimler genel olarak elit karşıtıdır ve pluralist değildir (Mudde, 2004: 543). Halktan geldiklerini iddia ederler. Halkı en iyi temsil edecek olanın yine halktan biri olduğu ana varsayımlardandır. Halkın kullandığı samimi, agresif, yerel üslubu kullanırlar.

    Elitler popülistlere göre müesses nizamın ana aktörleridir. Bu grup da halktan olmayanlar şeklinde tanımlanır. Elitler yoz olanlar iken halk saf olanlardır (Mudde, 2004: 543). Bu sayede birbiri ile kesişmeyen, birbirinden apayrı 2 aktör olduğu varsayılır ve bunlar düşmanlaştırılır. Halk, elitlerden olmayan olarak tanımlanır ve elitler de halktan olmayan şeklinde tanımlanır ise bu 2 negatif tanımlama şeklinin sonucu öz olarak kesişim noktaları bulunmayan bu 2 aktör üzerinden toplum tarif edilir ve saldırgan, agresif söylemler de kendine yer bulur. Bu söylemler duygusal kutuplaşmanın yüksek olduğu yerlerde kendini daha çok gösterir. Ancak duygusal kutuplaşma konusuna ilerleyen bölümlerde girilecektir

    .

    Ana yarılma/bölünme (cleavage) sekülerlik – muhafazakarlık, emek – sermaye, sağ – sol şeklinde değil “halk ve elit” (Mudde, 2004: 543) şeklinde görülür ve bu durum merkez-çevre teorisine de benzemekle beraber diğer yarılmaları da kendi çatısı içerisinde barındırabilir. Örnek olarak “Elitler sekülerdir ve dine mesafelidir. Halk ise muhafazakardır ve din ile iç içe bir yaşam tarzını sürdürmek istemektedir.” şeklinde söylemlere denk gelmek mümkündür. Veya elitlerin yerli ve milli olmadığı dile getirilebilir. Elitlerin uygulamaları ve politikaları halkın iradesini bastıran veya halk iradesinin yansımasına engel olan bir vesayet olarak görülebilmektedir. “Yeter, söz milletindir!” ifadesi de bunun bir örneği olarak görülebilir. Buradan bakıldığında aslında müesses nizam ve elitler karşısına halk iradesi konumlandırılmış, halk iradesini yansıtmadığı iddia edilen her şey vesayet olarak adlandırılmıştır. Yargı vesayeti, ordu vesayeti, bürokrasi vesayeti gibi söylemler bunların örnekleridir. Popülistlerin genel olarak bürokrasiye ve devlet kurumlarına karşı bir güven sorunu vardır (MacRae, 1969: 162). Bu bir paranoya veya sinizm olarak görülebilir. Bu güvenmezlikten ötürü devlet kurumları ve bürokrasinin küçültülmesini savunurlar (MacRae, 1969: 162). Ayrıca anti-entelektüel oldukları ve bunun da elit karşıtlığı ile arasında bir ilişki bulundurduğu söylenebilir.

    Halkın iradesi araya giren herhangi bir aktör olmadan yansıtılmalıdır. Bu yüzden anayasa, anayasa mahkemeleri, 2 kamaralı sistem, bürokrasi, ordu ve benzerleri, vesayete neden olan mekanizmalar olarak görülür. Bu da temsili demokrasilerin de düşmanlaştırılması anlamına gelmektedir. Seçimle başa gelen aktörler herhangi bir engel olmaksızın halk iradesini yansıtmak için her şeyi yapabilmelidir. Halkın iradesine uygun olmadığı varsayılan kanunlar zaten bulunmamalıdır. Böyle kanunlar var ise zaten değiştirilmelidir. Dolayısıyla halk tarafından seçilenlerin bu kanunlara uymak gibi bir yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Burada bir diğer problem ise millet, devlet ve hükümetin özdeşleşmesi, yürütmenin hem yasamadan hem de yargıdan daha güçlü olması, yargının yürütmeye bağımlı hale getirilmesidir. Bunlar da halk iradesinin hiçbir engel olmadan yansıtılması için gerekli görülen şeylerdendir. Millet, devlet ve hükümetin özdeşleşmesi aynı zamanda faşist ve totaliter rejimlerde görülmektedir. Hükümetin aldığı karar aynı zamanda milletin ve devletin aldığı bir karardır. Bu durumda hükümete karşı çıkmak aynı zamanda millete ve devlete karşı çıkmaktır.

    Temsili demokrasiler içerisinde özcü yaklaşımlara, biz ve öteki şeklindeki ayrıştırıcı söylemlere neden olan faktörler ise çoğunluk esasına dayalı “first past the post” olarak adlandırılan seçim sistemlerinin ve 2 partili parti sisteminin uygulanması sonucu kitleleri kendi tarafına çekmek için partilerin agresif dil kullanması, çok partili sistemlerde ise ana akım partilerin aynılaşması ve kitleleri temsil edememesine bağlı olarak merkezkaç veya çevre olarak adlandırılan partilerin kendine yer bulmasıdır. Çoğunluk esasına dayalı bir demokrasi anlayışı ve millet egemenliği anlayışı popülist partiler için uygun bir ortam hazırlamaktadır. Çünkü bu anlayışlarda halk ile çoğunluk özdeşleşmekte, çoğunluğun iradesi de tek başına ayrı ve soyut bir varlığa sahip olmakta, bu homojen halkı ve iradesini temsil edecek “güçlü” bir iktidara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu iktidarı güçlü yapan şey ise halk iradesinin doğrudan yansıtılabilmesi adına vesayet olarak adlandırılan tüm mekanizmaların ortadan kaldırılmasıdır.

    Burada bir ikilik de bulunmaktadır. Millet egemenliği anlayışı milleti temsil edecek kurumlara ihtiyaç duyar. Halk egemenliği anlayışında ise halk, millet kadar soyut değildir. Halkın yaşamakta olduğu zaman dilimi ve bölge belli ve daha somutken millet sadece belirli bir bölgede ve belirli bir zaman diliminde yaşamakta olan insanları kapsamamaktadır. Millet kavramının kapsamı daha muğlâktır ve milleti sadece fertlerin toplamı oluşturmaz. Millet sadece şimdiki zamanı değil, aynı zamanda geçmiş ve gelecek zamanı da kapsar. Yani geçmişte o bölge içerisinde yaşayanlar da, gelecekte o bölge içerisinde yaşayacak olanlar da millet içerisinde yer almaktadır. Bu anlamda halktan daha soyut ve hayalîdir (Küçük, 2016: 324). Halk egemenliği anlayışına göre ise egemenlik, halkı oluşturan her bireye teker teker paylaştırılabilir (Küçük, 2016: 337).

    Millet egemenliği anlayışında milleti ve iradesini temsil edecek ayrı bir aktör veya kuruma ihtiyaç duyulurken halk egemenliği anlayışında bireyler arasında egemenliğin paylaşılabilir olması, bireylerin doğrudan egemenliklerini yansıtabilmesi bu bireylerin kendi kendilerini temsil edebilmesi, herhangi bir vesayetin kabul edilmemesi veya vesayete ihtiyaç duyulmaması anlamına gelmektedir. Ancak bu durumda popülizmin halk egemenliğinin benimsendiği ülkelerde daha çok benimsenmesi beklenirken Fransa, İtalya, Türkiye gibi ülkelerde örneklerinin göze çarpar olması dışarıdan bakıldığında çelişki gibi durmaktadır. Popülistler milletin iradesini temsil ettiğini iddia ederken kendisini temsilci vesayet kurumu olarak görmezler. Elitler karşısında milleti temsil edecek bir aktöre ihtiyaç varken, milleti temsil eden bir aktöre duyulan ihtiyaç değil, çoğunluğun tiranlığı olarak adlandırılabilecek uygulamaları engelleyecek temsilci kurumlar ve kanunlar vesayet olarak kabul edilmektedir.

    Popülizm programlar, kurumlar, sistem yerine ahlak merkezlidir. Diğer partiler ve hareketler ile karşılaştırıldığında daha az planlı ve daha az disiplinlidir. Ayrıca partiden çok harekete benzer. İdeolojik bir tutarlılığı ve derinliği bulunmadığı için kısa vadede değişmeye, bozulmaya ve dağılmaya açıktır. Hükümete gelmektense bir hareket olarak kalmak popülizm için daha kolaydır. Çünkü hükümete gelmek konfor alanının kaybı ve yüklenilmesi gereken sorumluluklar anlamına gelmektedir (Wiles, 1969: 167-168).

    Popülizm şiddet potansiyeli de taşır ama bu uzun vadeli olamaz (Wiles, 1969: 167).

    Popülizm anti entelektüeldir. Teknokrasi ve bilimden rahatsız olurlar (Wiles, 1969: 170).

    Genel olarak devletin sahip olmadığı, üst sınırının belli olduğu, bireylerin ve ailelerinin sahip olduğu küçük kooperatifler, küçük sermaye popülizmin kapitalizme ve sosyalizme karşı öngördüğü bir modeldir ve bu modelde büyük, aristokratik ve yabancı sermaye arzulanmaz (Türkiye’de TÜSİAD’a karşı MÜSİAD’ın kurulması, yabancı ve kentli sermayeye karşı olmak, KOBİ’leri ve esnafı desteklemek, Nurullah Topçu’nun iktisadi modeli bunlar için örnekler olabilir.). Popülistler eşitlikçi olmasa da fakirlere, ezilen köylülere yönelik sempati duyarlar. Devlet ve kurumların güçlü olmasını istemeseler de yardımcı olmasını ve bunun için de yerli ve milli olmasını destekleyebilirler (Wiles, 1969: 168-170). Narodnikler de ne tam anlamıyla sosyalist ne de kapitalisttir. Kolhozdansa miri tercih ederler. Narodnikler de aslında devrimi hedeflemekten, SSCB gibi bir devleti kurmaktan ziyade alternatif bir yol önermeye çalışmış ve düşük gelirli veya topraksız kalmış köylülere sempati duymuş ve destek bulmak istemiştir. Küçük kooperatifleri onlar da istemiştir ve onların da ekonomi ile ilgili derinlemesine bir tahayyül, program veya planlamaları bulunmamaktadır (Wiles, 1969: 172-173).

    Popülistler yakın gelecek ve şimdiki zamandan hoşlanmazlar. Ayrıca nostaljik oldukları söylenebilir (Wiles, 1969: 170).

    Popülistler ırkçılığı benimseyebilirler. Özellikle eski yerleşik düzen (müesses nizam) karşısında kendi yerli ve milli insanlarını ayırırlar (Wiles, 1969: 170).

    Popülizmin çeşitleri de bulunmaktadır. Bu anlamda geniş bir yelpazeye sahiptir. Sanayi öncesi tarım ve köylü odaklı, sanayi karşıtı popülizm örnekleri ABD ve Çarlık Rusyası’nda görülebilmektedir (Wiles, 1969: 171).

    Şu ana kadar anlatılanlar popülizm ile ilgili bir örüntü veya ortak çıktıları yansıtmaya çalışmıştır. Bölgesel farklılıklar dikkate alındığında Latin Amerika ve Avrupa popülizmi arasında farklılıklar olduğu, Latin Amerika popülizminin daha evrenselci, içerlemeci ve radikal olduğu, Avrupa popülizminin ise daha dışlamacı ve aşırıcı olduğu söylenebilir. Bunlar kısaca sağ ve sol popülizm başlığı altında toplanabilmektedir. Ancak popülizmin daha iyi anlaşılabilmesi adına evvela ilk ortaya çıktıkları 2 örnekten kısaca bahsetmekte fayda vardır. Bunlar ABD’de Halk Partisi ve Rusya’da Narodnik (Halka Doğru) Hareketidir.

    B) Popülizmin Tarihsel Örnekleri

    Narodnik Hareketi 19. yüzyılın 2. yarısından itibaren görülmektedir. Rusya’da serfliğin ortadan kaldırılması ve küçük üreticiliğin gerilemesi sonrasında küçük burjuva aydın katmanları ülkede topraklarını yitiren kesim ile bağ kurmaya, köylülüğün alt gelir gruplarıyla birlikte Narodnik Hareketi aracılığıyla geleneksel yapıya karşı çözüm arayışına girmiştir. Yoksullaşan küçük üretici köylülerin korunabilmesi için Çarlık’a karşı başkaldırı şart olarak görülmüştür. Bu hareketin başarıya ulaşması için aydınlar ile geniş küçük üretici köylü kitlesi bir arada hareket etmeliydi. Bu hareket zenginleşen çiftçilere karşı toprağını kaybedenleri, köylülüğü savunmaktaydı. Aynı zamanda ABD’de 1892 yılında kurulan Halk Partisi de kapitalizmin getirdiği sorunlar karşısında köylülüğü savunmaktaydı. Cumhuriyetçi Pati ve Demokrat Parti karşısında 3. bir yol olarak kendini göstermeye çalıştı (Aksakal, 2018: 920). Ancak bu parti seçimlerde başarılı olamadı (Kurtbağ, 2020: 146). Popülistlerin kendilerini müesses nizam karşısında alternatif olarak sunması, kendilerine karşı diğer her seçeneği müesses nizamın bir parçası olarak göstermesi sık rastlanılan şeylerdendir. Örnek olarak Türkiye’de Necmettin Erbakan birçok söyleminde kendisini ve partisini geriye kalan partilerden ve liderlerinden ayrıştırmış, kendisi ve içinde bulunduğu parti dışında kalan partilere ise düzen partileri demiş ve hepsini bir tiyatro oynayan ve birbiri ile aynılaşan partiler olarak tanıtmıştır. Buradan aynı zamanda ana akım partilerin birbirine yakınlaşmasının sonuçları da görülmektedir.

    Neoliberal ajandayı sağda bulunan ve geçmişte solda bulunan partiler de kabul etmiştir ve ana akım partiler olarak görülmüşlerdir. Ana akımlaşan ve birbirine program olarak yakınlaşan partilere karşı ana akım sıfatını almayan partiler ise radikal, merkezkaç veya aşırıcı sıfatını alabilmektedir. Bu partiler ana akım siyasete karşı hoşnutsuzluktan faydalanıp kitlelerden destek almayı başardığı takdirde iktidara da gelebilmektedir. Türkiye’de Refah Partisi iktidarı buna örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’ın teknokratik hükümetler döneminden sonra iktidara gelmesinin ardından Bülent Ecevit sol popülizmin bir aktörü olarak görülmüştür.

    Tüm bu bilgilerden ve örneklerden yola çıkılacak olursa popülizm üretim biçimi ve ilişkilerinin, kültürel ve siyasal şartların değişim gösterdiği dönemlerde bunlara uyum sağlayamayanların, yeni sermaye birikimi rejimlerinin sunduğu reçete karşısında çaresiz kalan ve temsil edilmeyenlerin gösterdiği tepkiler ve başlattığı toplumsal hareketler, kitle seferberlikleri, bir siyasal katılım biçimi olarak görülebilir (Altıntaş ve Önder, 2021: 117). Bunların programsız olması ve hareket olma noktasında iktidarda kalmaktan daha başarılı olmaları bu karışık tepkilerin iktidara gelemeyeceğini ve liberal düzenden küçük sapmalar olarak algılanmaları gerektiğini göstermez. Bakıldığı zaman Refah devlet, öncesinde de bu hareketler vardı. Refah devletinin olduğu dönem de Latin Amerika’da vardı. Neoliberal dönemde de varlar. Bu anlamda popülizm, faşizm, popülist hareketler ve tepkiler liberal düşünürlerin öngördüğü gibi geçici (arızi) sapmalar veya istisnai direnişler olarak görülemez. Bunları küçümsemek, göz ardı etmek veya dışlamak, “Sorunları sorun olarak görmezsek ortada sorun kalmaz.” mantığı ile bu duruma yaklaşmak popülizmi azaltmaz, aksine güçlendirir.

    C) Sağ ve Sol Popülizm

    Popülizm kavramının tek bir anlamının olmadığı, bu kavrama yönelik yaklaşımların bir taneyle sınırlı olmadığı gibi tek ve homojen bir popülizm de yoktur. 19. Yüzyıl popülist hareketleri tarımsal popülizm kapsamına girerken 20. yüzyılda popülizm çeşitleri sağ ve sol olarak ayrılabilmektedir. Sağ popülizm Avrupa’da, sol popülizm ise Latin Amerika’da görülmektedir. Sağ popülizm özcü bir halk tanımlaması yapmakta ve bu tanıma uygun görmediklerini dışlamaktadır. Sol popülizm ise ABD ve Rusya’daki örneklerde olduğu gibi alt sınıfları da içermeye odaklanmaktadır. Bu anlamda sağ popülizm dışlamacı olarak tanımlanabilirken sol popülizm daha içermeci olarak görülebilir. Sağ popülizm entelektüelleri, muhalif medyayı, bürokratları, akademisyenleri, göçmenleri, mültecileri, sığınmacıları, kentlisermayedarları, yabancı sermayedarları, eşcinselleri dışlayabilmektedir. Bu yüzden de homofobik ve zenofobik olarak görülürler. Sol popülizmde ise çiftçiler, köylüler ve fakirler ön plana çıkarılırken yabancı ve büyük sermaye dışlanabilir. Arjantin’de Peron iktidarı buna örnek olarak gösterilebilir. Bu anlamda yabancı ve büyük sermayedarlara karşı olmak sağ ve sol popülizmin ortak noktasıdır. Dışlayıcı popülizmler aynı zamanda aşırıcılık ile anılmaktadır.

    D) Popülizm ve Aşırıcılık İlişkisi

    Bu ilişkiden bahsetmeden evvel aşırıcılığın ne olduğuna değinmek gerekir. Aşırıcılık kavramı ile radikalizm kavramı birbiri ile sıklıkla karıştırılsa da radikalizm demokrasinin uçlarında yer alabilmekteyken aşırıcılık demokrasiyi aşmakta, demokrasinin dışında kalmaktadır. Var olan demokrasinin ideal demokrasi olmadığını savunmak ve bunun için köklü değişikliklerin gerektiğini öngörmek radikalizmin bir unsuru olarak görülebilir ve radikalizm, sol popülizm gibi daha içermeci, hatta evrenselcidir. Ancak aşırıcılık demokrasinin dışında kalmaktadır ve evrenselci değildir. Evrensel ilkeleri de benimsemez. Siyasal aşırıcılık liberal ve temsili demokrasinin kurallarını, anayasa, anayasa mahkemesi gibi kurumlarını doğrudan ve saldırgan bir şekilde hedef alabilmektedir (Jamin, 2013: 43). Aşırıcılık siyasi olarak ele alındığında liberal demokrasiden, ana akımdan sapma olarak okunabilir. Psikolojik olarak yaklaşıldığında aşırıcılık bireylerin hayatta kalma stratejisi olarak görülebilir. Atomizasyon karşısında çaresiz kalan bireyler sistemsel sorunlarla karşılaştığında sistemin dışında kalan aktörlerle bir araya gelir ve dost-düşman ayrımı yapar. Başka gruplardaki insanları suçlamak ve öteki ilan etmek ise tüm sitemi karşısına almaktan daha basit ve kısa vadede daha etkilidir. Aşırıcılık bu yüzden çoğulcu, evrenselci, eşitlikçi veya kuralcı olmak yerine dışlayıcıdır, kuralları ve evrensel değerleri karşısına alır. Bu anlamda Avrupa’da sağ popülizm ile aşırıcılık arasında paralellik bulunmaktadır.

    E) Biz ve Öteki Söyleminin Sık Rastlandığı Konular

    Neoliberal dönemle beraber sınıf siyasetinin terk edilmeye başlandığı, çıkarlara toplu ulaşma yollarının işlevsizleştirildiği, Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile beraber çatışmalar yerine uzlaşıya dayalı liberal demokratik bir dünyanın insanları beklediğine, insanların kolektif kimliklerinden arınmasının gerekli olduğuna ve bu kimliklerden arınmanın başladığına yönelik iddialar önceki bölümlerde dile getirilmişti. Ancak Avusturya’da Avusturya Özgürlük Partisi, Almanya’da Alternative fuhr Deutschland, Fransa’da Marine Le Pen ve Jean Marie Le Pen, Hollanda’da Wilders, İtalya’da İtalyan Kardeşler, İspanya’da Sağcı Halkın Sesi (VOX), Yunanistan’da Spartalılar Partisi ve Altın Şafak Partisi, ABD’de Trump iktidarında Cumhuriyetçi Parti, Brezilya’da Jair Bolsonaro gibi aktörler post politik vizyon ile çelişen bir görüntü sunmaktadır. V-DEM Enstitüsü’nün son zamanlarda çıkan çalışmalarının sadece başlıklarına bakıldığında bile otoriterleşme, demokrasilerin zayıflaması gibi eğilimler görülmekte, demokrasi açısından iç karartıcı bir senaryo göze çarpmaktadır. Göçmen karşıtlığı özellikle ABD, Fransa, İtalya gibi ülkelerde siyasal söylemde yer edinmekte, ABD ve Fransa gibi tam demokrasi statüsünde yer alan ülkelerde bile demokrasi açısından sorunlar yaşanmaktadır. ABD’de 6 Ocak 2021’de Amerikan Kongre binası basılmıştır. Latin Amerika’da Pink Tide denilen dönemden sonra sol popülistlerin yerini Bolsonaro gibi isimler aldı. Bu aşırıcı isimler neoliberal düzen ile çelişmemektedir. Göçmen karşıtlığı, neoliberal ekonomi ve siyaset ile uyum, çok kültürcülük karşıtlığı, yerel, dini değerlerin ve ailenin korunması, agresif ve ayrıştırıcı söylemler bu partiler ve isimlerin ortak noktaları olarak görülmektedir.

    KAYNAKÇA

    AKSAKAL, Erdi, “Türkiye’de Halkçılığın Kaynağı ve Tebaadan Halka Zihni Dönüşüm”, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, C: XXII, No: 2, Haziran 2018, s. 917-932.

    ALTINTAŞ, Kerem Barış ve ÖNDER, “Özgür, Siyasetin Halet-i Ruhiyesi: Popülizm ve Demokrasi Dikotomisi”, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C: XXII, No:1, 2021, s. 115-129.

    BAYKAN, Toygar Sinan, “Halkçılık ve Popülizm: Türkiye Vakası ve Bir Kavramın Kullanımları”, Mülkiye Dergisi, C: XLI, No:1, 2017, s. 157-194.

    IONESCU, Ghita, “Eastern Europe”, Populism: İt’s Meaning and National Characteristics, The Macmillan Company, 1. Baskı, Amerika Birleşik Devletleri, 1969, s. 97-122.

    JAMİN, J. “Two Different Realities: Notes on Populism and the Extreme Right” Variaties of Right Wing Extremism in Europe, Routledge, 1. Baskı, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada, 2013, s. 38-53.

    KURTBAĞ, Ömer, “ABD’de Yükselen Popülist Dalga ve Trumpizm: Neoliberal Küreselleşme, Ekonomik Kriz, Siyasetin İşlevsizleşmesi ve Elitizme Karşı Bir Geri Tepki mi?”, Gazi Akademik Bakış, C: XIII, No: 26, 13 Haziran 2020, s. 135,164.

    KÜÇÜK, Adnan, “Egemenlik (Hâkimiyet), Halk Egemenliği ve Milli Egemenlik Tartışmaları ve Egemenlik Anlayışında Esaslı Dönüşüm”, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, No:6, 2015, s. 311-361.

    MACRAE, Donald, “Populism As An Ideology”, Populism: İt’s Meaning and National Characteristics, The Macmillan Company, 1. Baskı, Amerika Birleşik Devletleri, 1969, s. 153-166.

    MUDDE, Cas, “Populist Zeitgeist”, Government and Opposition, Cambridge University Press, C: XXXIX, No:4, s. 541-563.

    SAUL, John, “Africa”, Populism: İt’s Meaning and National Characteristics, The Macmillan Company, 1. Baskı, Amerika Birleşik Devletleri, 1969, s. 122-153.

    WILES, Peter, “A Syndrome, Not A Doctrin” Populism: İt’s Meaning and National Characteristics, The Macmillan Company, 1. Baskı, Amerika Birleşik Devletleri, 1969, s.166-180.

    Follow on Google News Follow on Flipboard
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Telegram Email Copy Link
    Abdulkadir TEPEBAŞI
    • Website

    Related Posts

    By Seyhan Tuğba ALTUN6 Ağustos 2026

    Sessizlik Lüks Oldu: Sürekli Bildirim Alan Bir Dünyada Yaşamak

    6 Ağustos 2026
    By Şeyda AKSOY4 Ağustos 2026

    Sahibi Olduğumuz Güneş Sistemi…

    4 Ağustos 2026
    By Abdulkadir TEPEBAŞI31 Temmuz 2026

    Vergi Üzerine

    31 Temmuz 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    Popüler Yazılar
    BİLGİ By YUNUS YALÇIN28 Haziran 20230 Views

    EVDE BESLENEN KÖPEK CİNSLERİ – EVDE BESLEYE BİLECEĞİN 10 KÖPEK TÜRÜ- CANLI BİLGİLER

    28 Haziran 20232 Mins Read0 Views BİLGİ

    İşte evde besleyebileceğiniz 10 farklı köpek türü:Yorkshire Terrier: Küçük boyutu ve düşük egzersiz ihtiyacıyla evde rahatlıkla…

    Secure VPN APK PREMİUM İNDİR- REKLAMSIZ Secure VPN İNDİR

    1 Temmuz 2023

    Twitter Yeni Threads Uygulamasına Dava Açıyor – Twitter, yeni Threads uygulaması Yüzünden Meta’yı dava etmek ile Uyarıyor

    6 Temmuz 2023

    Shazam artık İnstagram, youtube ve TikTok’ta şarkıları tanımlayabilir olacak

    9 Temmuz 2023
    Son yazılar

    MYT MÜZİK APK İNDİR-MYT MÜZİK PREMİUM APK İNDİR

    15 Haziran 20251.595 Views

    ŞARKI EVRENİ APK REKLASIZ İNDİR-ŞARKI EVRENI PREMİUM APK İNDİR-ŞARKI EVRENI MOD

    9 Temmuz 2023687 Views

    SOFİA COPPOLA FİLMLERİ

    14 Ocak 2026494 Views

    GTA TÜRK İNDİR GTA TÜRK NASIL KURULUR 2026

    15 Haziran 2025459 Views
    Takip et Haberdar ol
    • Twitter
    • Instagram
    • LinkedIn
    Yorumlar
    • GTA Türk İndirme ve Kurma (2026 Güncel) – GTA Vice City Türkçe Yamalı Son Sürüm Tek Link KURULUMSUZ için Berat
    • Okan Buruk’tan Flaş Transfer Mesajları: Icardi, Osimhen ve Davinson Sanchez’in Geleceği Ne Olacak? Okan Buruk’tan Bruno Fernandes ve Can Uzun İtirafı! için Şükrü
    • Belki de sanatın bize borçlu olduğu bir son yoktur. için Berkay
    • Sosyal Medya İşletmeler İçin Neden Önemli? için Berat
    • SOFİA COPPOLA FİLMLERİ için Nazlı KELEŞ
    Hakkımızda

    indirÇaylak.com, gönüllü yazar kadrosuyla teknoloji, gündem, oyun, yazılım ve internet dünyasına dair güncel, özgün ve faydalı içerikler sunmayı amaçlayan bir paylaşım platformudur. Amacımız; dijital dünyada merak edilen konuları anlaşılır ve sade bir dille anlatmak, okuyucularımıza güvenilir bilgi ve rehberlik sunmaktır.

    Sitemizde yer alan tüm içerikler, gönüllü yazarlarımız tarafından özenle hazırlanmakta ve sürekli güncellenmektedir. Yeni gelişmeleri takip eden dinamik ekibimiz, kullanıcıların ilgisini çekecek konularda kaliteli içerikler üretmeye devam etmektedir.

    indirÇaylak, teknolojiye ilgi duyan herkesin hem bilgi alabileceği hem de katkı sağlayabileceği samimi bir bilgi durağıdır.
    Reklam ve iş birliği için destek@indircaylak.com

    X (Twitter) Instagram LinkedIn

    MYT MÜZİK APK İNDİR-MYT MÜZİK PREMİUM APK İNDİR

    15 Haziran 2025

    İçeriden Bir Yerden

    28 Temmuz 2026

    GTA Türk İndirme ve Kurma (2026 Güncel) – GTA Vice City Türkçe Yamalı Son Sürüm Tek Link KURULUMSUZ

    2 Ağustos 2026

    GTA TÜRK İNDİR GTA TÜRK NASIL KURULUR 2026

    15 Haziran 2025
    1 2 3 … 89 Next
    Haberler

    RÜYALAR HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER- İNSANLAR NEDEN RÜYALARINDA UÇARLAR – BİLİM HABERLERİ

    15 Haziran 20250 Views

    Hacet Namazı nedir? Nasıl kılınır? 2025

    15 Haziran 20251 Views

    CAMTASİA 9 İNDİR – SON SÜRÜM CAMTASİA İNDİR EKRAN KAYDI CAMTASİA İNDİR 2025 – Camtasia Screen 9 Recorder

    15 Haziran 20251 Views
    X (Twitter) Instagram LinkedIn
    İndircaylak.com gönüllü kadrosu ile tüm yazılar kaynakça verilmeden kullanılması yasaktır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.