Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    İNDİR CAYLAK Pazar, Temmuz 12
    • SAĞLIK
    • HABER
    • Program İndir
    • BİLGİ
    • OYUN İNDİR
    • bilim ve teknoloji
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Subscribe
    • Ana Sayfa
    • Haber
    • Sosyal medya
    • BİLGİ
    • İNDİR
      • OYUN İNDİR
      • Program İndir
    • DİZİ-FİLM
    • SAĞLIK
    • bilim ve teknoloji
    • HAKKIMIZDA
      • Telif Hakkı Bildirimi
      • Genel Hükümler
      • Çerez Kullanımı
      • Ön Bilgilendirme
      • KULLANICI/ÜYELİK SÖZLEŞMESİ
      • Gizlilik Politikası
      • Web Sitesi Sorumluluk Reddi
    İNDİR CAYLAK
    Home»OYUN İNDİR»Oyun İndir»Keşkesiz Bir Yaşamın Sırrı: Simitçi Bilgenin Öğrettikleri
    Oyun İndir

    Keşkesiz Bir Yaşamın Sırrı: Simitçi Bilgenin Öğrettikleri

    Mustafa Oğuz MUCURLUOĞLUBy Mustafa Oğuz MUCURLUOĞLU7 Kasım 2025Yorum yapılmamış4 Mins Read14 Views
    Facebook Twitter Pinterest Telegram LinkedIn Tumblr Copy Link Email
    Follow Us
    Google News Flipboard
    Hayatla barışık, 'keşke' demeden yaşamak mümkün mü? Tekerlekli sandalyedeki bir simit satıcısıyla tanışma ve onun hikayesinden ilham alan bu yazı, kaybın içindeki bütünlüğü ve pişmanlıksız bir yaşamın sırrını anlatıyor.
    Hayat, İlham Veren Hikayeler, Kişisel Gelişim
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email Copy Link

    KEŞKESİZ
    Hayatla aramda kurduğum bağ; çoğu insanın hayal bile edemeyeceği türden bir bağdı. Onu anlamak için özel bir yeteneğe sahip olmam gerekmiyordu! Sadece gözlemlemek yetiyordu. Her sabah güneşin ilk ışıkları tarlaların üzerinden süzülürken, kararlarımın yankısını hissederdim. Küçük seçimlerde de, büyük adımlarda da… Hepsi, sanki görünmez bir el tarafından önceden onaylanmış gibi doğru yerlere varırdı. O sabahlarda, bir yandan tezgâhını kuran, bir yandan da güvercinlere susam serpiştiren birini izlerdim… Hayatla böylesine barışık bir sahne az bulunurdu.
    Bir gün o sokaklarda dolaşırken, o simitçiyle tanıştım. İlgimi çekmesi engelli olmasıydı elbette ama bu ilgiyi doğuran şey; tekerlekli sandalyesi değil yüzündeki ışıltıydı. Herkesin bir biçimde yaşamla dalaştığı bir dünyada o sanki yaşamla uzlaşmış gibiydi. Çelişkilerden arınmış bir sükûnet vardı onda. Sanki varoluşun en derin yerinden geçip gelen bir kabulleniş… Onu izlerken içimdeki tüm “neden”lerin sesi birden susardı. Simit tezgâhında geçimini sağlamak için yüzlerce insanla temas kuruyordu. Gözlerinde hem yaşam sevinci hem de geçmişin ağır yüklerini taşıyan bir ışık vardı. Karşısında dururken insan kendini hem hayran hem de hüzünlü hissediyordu.
    Yaşamın ensesine tokat atan bir çocukluk ve yaramazlığın en üst düzeyde olduğu gençlik dönemlerinde, bana mısın demeyen ve herkesin cesaret edemeyeceği haylazlıklarla dolu bir dönem geçiren bir kahramandı o. Trafik kazası onu belden aşağısını hissetmez hâle getirmişti. Motosiklet sevdası ona acı bir oyun oynamıştı yani. Ama o ay gibi doğmuş dostları ve sevenleriyle… Kardeşleri ve yaşlı ana-babasıyla birlikte kırsal bir yaşamın içine kök salmıştı. Ellerini ve kollarını sorunsuz kullanabiliyordu. Hiç kuşkusuz bu durum onun geçimini simit tezgâhından sağlamasını kolaylaştırıyordu. Yüzlerce ve belki de binlerce insanla 20₺ için temas kurmak zorundaydı. Ama her biriyle gerçekleşen iletişim; onu yaşamı derinlemesine kavramaya hazırlamıştı. Nice arkadaşları ve aşkları vardı tabi… Sevecenliği öğrenmiş kimilerinden, kimilerinden ihaneti…
    O kahramanın gözlerinde hayatın ağır yükleriyle alay eden bir ışık vardı. Sanırım insanın en güçlü yanları; sınırlarının ötesinde ortaya çıkar! Kim bilir o da öyle olmuştu belki. Tezgâhın başında ki simit satışı, yalnızca ekmek kazanmak değil hayata meydan okumak demekti. İnsanlara dokunuyor, bakışlarını, sözlerini, gülüşlerini topluyor ve hepsini iç dünyasında birer renk gibi biriktiriyordu. Acı, ihanet ve sevgi bir araya gelmiş; onu eksiksiz bir insan hâline getirmişti.

    Hayatla barışık, 'keşke' demeden yaşamak mümkün mü? Tekerlekli sandalyedeki bir simit satıcısıyla tanışma ve onun hikayesinden ilham alan bu yazı, kaybın içindeki bütünlüğü ve pişmanlıksız bir yaşamın sırrını anlatıyor.

    Hayat, İlham Veren Hikayeler, Kişisel Gelişim


    Bazen rüzgârla yarışan toz bulutları tezgâhının üzerine konardı. O anlarda bir yaprağın savrulması hayatın tesadüflerini ve kırılganlığını hatırlatırdı. Yağmur damlalarının pencereye vurma sesi geçmişin acılarını ve kayıpları hafifçe silerdi. Tıpkı onun hayatında küçük mucizeler gibi… Her gün doğan güneş, tıpkı bir bilge gibi ona yeniden umut ve yön gösterirdi. Bu küçük doğa oyunları kahramana evrensel bir gerçeği fısıldıyordu: Hayat sadece yaşanmakla değil, gözlemlenmekle ve anlamlandırılmakla tamdır.
    Onunla sohbet ettikçe, fark ediyordum ki o aslında simit satmıyordu! İnsanlara hayatın bir parçasını dağıtıyordu. Her simide biraz umut, her tebessüme biraz güç koyuyordu. O, tekerlekli sandalyesinden değil içindeki derin huzurdan yönetiyordu dünyasını. O kahraman yürüyemiyordu belki ama, kim bilir belki de bizden çok daha ilerideydi yaşam yolculuğunda.
    Geriye dönüp baktığında, her adımın bir anlamı olduğunu görebiliyordu. Küçük seçimler, büyük dönüşümlere kapı açmıştı; riskler, hayatın ona sunduğu gizli ödülleri ortaya çıkarmış; başarısızlıklar, içindeki direnci güçlendirmişti. “Keşke” yoktu; çünkü her adım, her karar, onu kendisiyle, hayatla ve evrenle uyumlu bir yola yerleştirmişti.
    Zamanla şunu anladım! Hayat bazen elinden bir şeyleri alarak değil seni gerçekten sahip olman gereken şeylerle baş başa bırakarak öğretir insana. Kaybettiklerimiz kazandıklarımızı anlamamız için birer vesileymiş meğer. O simitçinin gülüşünde gördüğüm şey de buydu zaten. Kaybın içinde direnen bir zarafet, eksikliğin içinden doğan bir bütünlük. Herkes bir şeylerin peşinde koşarken o, sanki hayatın kendisini yakalamış gibiydi. Ve ben o gün tüm kararlarımın neden bu kadar doğru geldiğini, neden geçmişime dönüp “keşke” diyemediğimi anladım.
    O an fark ettim ki keşkesizliğin sırrı yalnızca pişmanlık duymamak değil her deneyimi anlamlı görmek, her kaybı ve acıyı hayatın öğretisi olarak kabul edebilmekteydi. Hayatla kurduğum özel ilişki bana her zaman doğru yolu gösterecek bir rehber gibiydi. Bu yüzden geçmişime dönüp bakarken bile pişmanlık duymuyordum.
    Böylece “Hayatla aramda çok özel bir ilişki var. Ne zaman neye karar verdiysem, o kararımın ne kadar doğru ve isabetli olduğunu mutlaka gösterdi. İşte ‘keşkesiz’ bir yaşam sürüyor olabilmem bundandır.” deyiverdim…

    Follow on Google News Follow on Flipboard
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Telegram Email Copy Link
    Mustafa Oğuz MUCURLUOĞLU
    • Facebook
    • X (Twitter)
    • Instagram
    • LinkedIn

    ÖZGEÇMİŞ Ben Mustafa Oğuz MUCURLUOĞLU 27 Ocak 1972 Ankara doğumlu olup doğumumdan sonraki ilk 10 gün içerisinde yani daha 40 günlükken geçirdiğim sarılık nedeni ve doktor ihmali sebebiyle; ellerini ve ayaklarını kullanamayan spastik engelli birisiyim. İlköğretimimi Halide Edip Adıvar İlkokulu’nda bitirdim. Engelli oluşum nedeniyle öğrenimime 9 yaşımda başladım. Ortaokul ve liseyi Çankaya Lisesi’nde okudum. Ortaokul ikinci sınıfındayken karnemi Özel Başarı Belgesiyle aldım. Ortaokul iki ve üçüncü sınıfındayken Amerikan Kültür Derneği’nde burslu İngilizce kursu da aldım. Dil eğitimimi daha sonra TÖMER’de sürdürerek 2013 yılında B2 ‘upper intermediate level’(orta-üstü seviye) düzeyden bitirdim. Ortaokul yıllarında okul bünyesindeki Bilgisayar Eğitimleri kursuna katılarak Basic Programlama Dili Başarı Sertifikası aldım. Şimdilerde ek olarak sertifikasız Windows, Word, Power Point, Photoshop, Corel Video Studio ve birçok program uygulamaları ile Internet’i rahatlıkla kullanabilmekteyim. 2014’te Gazi Üniversitesi bünyesindeki BELMEK kurslarından Diksiyon eğitimi aldım. Tüm bunlara ek olarak çeşitli alanlarda informal eğitimlere katıldım… Eğitimimde bugün; Gazi Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çevre Bölümü, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü ve Felsefe Bölümü, İşletme Fakültesi İşletme Bölümü ve Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Gazetecilik Bölümü mezunuyum... Ve çeşitli yazılı basında zaman zaman gönüllü gazetecilik(yurttaş/vatandaş gazeteciliği) yaptım… 1994’de Gazi Üniversitesi Çevre Bölümü’nü kazandığım yıl, kadrolu belediye işçisi de oldum. Aynı yıl annemle babam ‘şiddetli geçimsizlik’ gerekçesiyle mahkeme huzurunda ayrıldılar. Ve 2020 yılında Ankara Yenimahalle Belediyesi’nde 27,5 sene kadar süren kamu çalışanı görevimden emekli oldum. 2022 yılının ilk çeyreğinde 2021 Tüm Emekliler Sendikası üyesi oldum. Sendikaya üyeliğim ile resmileşen TES Altındağ Şubesi Engelliler Komisyonu’nun başkanlığı tarafıma değer görüldü. Çok kısa bir süre bu görevi sürdürdüm. Görev devretme toplantısında, komisyonun Kurucu ve Onursal Başkanı ünvanı ile şereflendirildim. Sendikanın ilk Olağan Kongresi seçimlerinde de Altındağ Şubesi’nin Denetim Kurulu başkanı seçildim. 2024 ikinci olağan kongresinin genel seçimlerinde de Denetim Kurulu adayı oldum. Aynı yılın Engelliler Haftası’nda katıldığım etkinliklerin birinde Yenimahalle Kent Konseyi’nin Engelliler Birimi’ne üye oldum ve Engelli Meclisi Yönetimi’ne alınarak 7-8 ay kadar görev yaptım. Ankara Kent Konseyi Engelli Meclisi’nin 2025 yılının ilk günlerinde yapılan Genel Kurul Toplantısı’yla Yürütme Kurulu’na alındım. Yapılan ilk toplantıda Basın Yayın Sekreterya Sözcüsü(başkanı) görevine oy birliğiyle kabul edildim. İlki üniversite yıllarımda olmak üzere, iki kez Özel Bir Gün adı altında Sevgi Günü organize ettim. ’80’li yılların sonlarına kadar mektup dahi yazamayan ben, Günlük tutmaya başlayarak yazın dünyasına girmeye başladım. ’97 yılında İskenderun Rotary Kulübü’nün özürlüler için düzenlediği kampın davetlisiydim. Kamp sonrasında, görüş ve düşüncelerimi içeren bir yazı istediler. 2 sene üst üste kampa katılarak, kamp sonrası duygularımı anlatan hikâyeler yazdım. Yazdığım o öyküler, benim yazın hayatıma hız kattı. Çünkü o denemelerimin ardından; ’99 yılı Ocak-Haziran aylarında Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda burslu olarak Yazarlığa Hazırlık ve Felsefe-Yazın İlişkisi seminerlerine katıldım. Aldığım başarı sertifikalarından sonra kendimi kâğıtlara ve kalemlere adadım. Bu dönemle birlikte um:ag Vakfı Gönüllüleri üyesi oldum ve 94’te Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi’ne, 2010 itibariyle Türkiye Sakatlar Derneği’ne, 2015’den beri Albinizm Derneği’ne, 2020’den itibaren Erhan Gökgücü Sanat Derneği’ne kayıtlı üyeliklerim oldu. 2023 sonu itibariyle de Anadolu Sessiz Umutlar Derneği üyesi oldum. TSD Ankara Şubesi’nin 2011 yılı yönetiminde, Disiplin Kurulu üyeliğinde görevlendirildim. Bu görevimin ardından, 2014 yılında yapılan Ankara Genel Kurul seçimlerinde, derneğin Denetleme Kurulu Başkanı olarak çalışmalarımı sürdürdüm. Ankara Şubesi’nin olağanüstü bir sürecinde çok kısa bir zaman için atama başkanlık yaptım ve başkan adayı oldum. 2013’ün başlarında da CHP’ye üye oldum. Parti Okulu kapsamında engelliler için kokteyl ortamında üst düzey yetkililerle Kaynaşma Günü düzenledim. Ve CHP Engelliler Üst Kurulu İç Anadolu Bölge Temsilciliği kapsamındaki yürütme kurulunda çalışmalarımı kaderdaşlarım adına sürdürerek İç Anadolu Bölgesi 13 ilden sorumlu koordinatörlük yaptım. Partinin 2014’deki 18. Olağanüstü Kurultayı, 2016’daki 35. Olağan Kurultayı seçimlerinde Parti Meclisi Üyeliği için aday oldum. 2015 yılında kurulan 25. ve 26. dönem TBMM’de görev alabilmek için, Milletvekilliği Aday Adayı sürecinde yer aldım. 2017’de Barbaros Mahallesi için partinin Ön Seçim Delegesi oldum. 2022’de CHP Çalışma Masaları içinde oluşan, Engelliler Çalışma Masası yönetiminde görevlendirildim. Aynı yılın son çeyreğinde Sosyal Demokrasi Derneği üyesi oldum. Yaklaşık 1 yıl sonra da 2023 SDD Genel Kurul seçimlerinde yedekten Yönetim Kurulu Üyesi olarak değerlendirildim. 2024 Yerel Seçimleri’nde Çankaya Belediyesi Belediye Meclis Üyesi olabilmek üzere Aday Adayı oldum. 2024’ün Aralık ayının başlarında ENIL(Avrupa Yaşam Ağı)’na üyeliğim kabul edildi. Toplumsal birçok olayda bulunarak engelli arkadaşlarımın temsil etmeye çalışıyorum. Ve onların mücadelelerine destek olmak üzere hayatlarını kolaylaştırabilecek resmi ve gerekirse resmi olmayan çabalarımı tüm gayretimle gösteriyorum. ‘Gezi olayları’ diye bilinen tarihi kitle bütünleşmesinde, Ankara Güven Park’ta ve Kuğulu Park’ta “engelli duran adam” olarak toplumda ses getirdim. 2014’te Dünya Engelliler Günü kapsamında, Ankara’daki üniversiteli gençlerle ve gönüllü sponsorlarla, ünlülerin de yer aldığı Termitler Özel Programı düzenleyerek, engellilerin performanslarının öne çıktığı organizasyonun başkanlığını yaptım. Bu program için, besteci ve şarkıcı olan Sevgili Haluk Çetin; Dinle Kardeşim isimli yazımdan yola çıkarak bestelediği şarkıyla aramızda bulundu. Bu şarkıyla 2016 yılında MESAM üyesi olarak Söz Yazarı ünvanını da almış oldum. Şarkı, orijinal ismini koruyarak Haluk Çetin’in Yürüdüm Sana Doğru adlı albümünde yer aldı. Katıldığım um:ag seminerlerinden sonra 2 sene boyunca devamlı, amatörce yazdım. Yazdıklarımın değerlendirilmesi için 2001 yılı Şubat ayında Sevgili Cezmi Ersöz ile tanıştım. Leman Dergisi’ndeki kendi sayfasında, beni anlatan yazısı yayınlandıktan sonra; yazınsal yaşamımda profesyonelliğe giden ilk adımımı attım. Cezmi Ersöz’ün sayfasında yayınlanan mektubumdan sonra, birkaç söyleşisinde de konuşmacı konuk olarak yer aldım. Daha önceleri özürlüleri içeren Sevgi Çemberi dergisinde fahri muhabirlik ve İskenderun’daki bir öğrenci gurubunun çıkardığı yerel Lâl dergisinde sayfa yazarlığı yaptım. Daha sonra; zaman zaman Evrensel Kültür, Pencere, Ardıçkuşu, Külöykü, Sobe ve diğer bazı dergilerde yazılarım yayınlandı. 2010 senesi ortalarından itibaren de Ankara’nın Müzik Magazin Dergisi olan Passage Bülteni’nde yazdım. 2017’de de Route dergisinde yazdım. Varlık dergisinde de öykülerimin değerlendirildiğini, 2002 Şubat sayısında Sayın İbrahim Yıldırım’ın eleştirilerinin olduğu metinde adımın yer aldığını görünce öğrendim. Bu değerlendirmenin motivasyonumu arttırdığını belirtmeden geçemeyeceğim. O yıllarda Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyat Bölümü Başkan Yardımcısı olan Dr. Süha Oğuzertem, yazılarımla zamanı elverdiği sürece yakından ilgilendiği gibi, bölümünün bazı etkinliklerinde de bulunmamı sağlamıştır. Dünya Şiir Günü, Genç Eleştirmenler Sempozyumu, Uluslararası Yaşar Kemal Sempozyumu, Eskişehir’de düzenlenen Nâzım Hikmet Anma Törenleri, Dünya Şiir Günü, Behçet Necatigil Sempozyumu katıldığım etkinliklerden bazıları. Ayrıca 2002 yılında, Edebiyatçılar Derneği’nin ‘mektup’ türündeki Behzat Ay Yazın Ödülü Yarışmasına katıldım. Yine aynı yıl Varlık Dergisi’nin düzenlediği Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü Yarışması’na da öykülerimle katıldım. 2004’de Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği’nin düzenlediği Kadın Oyunları ve Öykü Yarışması’na hikâye dalında katıldım. Mayıs 2006’da, Dinle Kardeşim isimli ilk kitabım Hemenkitap yayınlarından çıktı.(1000 adet) Bu ilk kitabımla o yıl Oğuz Atay Öykü Yarışması’na katıldım. Kitabın ikinci baskısı genişletilmiş olarak yeni metinlerle İtalik yayınlarından Ocak 2015 yılında tekrar okuyucuyla buluştu.(1000 adet) Yazın hayatım boyunca; Ümit Kaftancıoğlu 2007&2011 Öykü Yarışmalarına, yine 2007&2011 yıllarında Gila Kohen Öykü Yarışmalarına ve 2011 yılında Güncel Sanat Dergisinin Kısa Öykü Yarışması’na, 2012’de ise Ümraniye Belediyesinin 8. Geleneksel Hikâye Yarışması’na, 2013 yılında Yağmur Dergisi 5. Hikâye Yarışması’na, 2013&2016&’17&’18 yıllarında Internet üzerinden yapılan AltKitap Öykü Ödülü yarışmalarına, 2014 yılında da 3. Uluslararası Kaşgarlı Mahmut Hikâye Yarışması’na, 2017’de YAZAK 4. Öykü Yarışması’na, Bahadın Belediyesi Deli Zeynep Öykü Yarışması’na, 6. Sarıyer Edebiyat Günleri ve Fakir Baykurt Öykü Yarışması’na, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Emir Kalkan Hikâye Yarışması’na ve İLESAM’ın hikâye yarışmasına katıldım. Çeşitli konularda ki katılım madalyalarımın ve plaketlerimin yanı sıra; Şiir Akademisi 2010 Güz Dönemi Öykü Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü’ne, edebiyat alanındaki çalışmalarımla Kocaeli Belediyesi tarafından belirlenen 2011 yılının Cemil Meriç Engel Tanımayan Başarılar Ödülü’ne değer görüldüm. 2006 yılı başlarında yapımı biten ve başta İZ TV olmak üzere birkaç kanalda gösterilen, yönetmenliğini dayım Sinan İpek’in yaptığı, annemin ve benim yaşantımızı anlatan “Ağ” isimli kısa belgesel yapım; 2007 senesinde 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında ilk 15’te yarıştı. 2009’un ortalarında kapsamı özürlülere yönelik olan ve Internet üzerinden de yayınlanan Yeni Yüzyıl Dergisi’nde, 2010 başlarında da duyabilirsin.com sitesinde ve Ensader Yaşam Dergisi’nde, 2012 yılı sonlarında engel-siz.com sitesinde köşe yazarı olarak bir süre bulundum. 2015’te uzun bir süre görme engelliler için çıkartılan Engellektüel Bakış dijital yayınlarında yazdım. 2022 senesinde hayattan.net Internet sitesinde ilkyazım olan özgeçmişim yayınlandıktan hemen sonra ve aynı gün içinde kaldırıldı! Böylece yazılarımla ilgili ilk siyasi tepkimi aldım. Çünkü yazımı sitelerinde uygun görmeme sebeplerini, siyasi yönüm olarak belirttiler. Ve sonrasında devam eden bazı sosyal medya paylaşım yasaklarım oldu… 2023’te kunyeonline.com Internet haber sitesinde yazdım. “Haberin Tek Adresi” sloganıyla 2025 yılında yola çıkan ancak ömrü kısa süren haberibuldum.com sitesinde öykü yazarlığımın yanı sıra gazetecilik yanımı da öne çıkartabileceğim bir şekilde köşe yazarlığı yaptım. Aynı yılın son ayları itibariyle de indircaylak.com’da aynı içeriklerle yazın hayatımı sürdürdüm. Hazırlık safhası ilk kitabıma nazaran daha kısa süren, buna karşın yayınlanma aşaması fazla vakit alan ve ilk baskısı 8 ay da tükenen Sevgililer Gününde Hiç Randevum Olmadı isimli kitabım 6 yıl aradan sonra Nisan 2012’de Bencekitap yayınlarından çıkarak okurlarla buluştu.(1000 adet) Bu kitabımla aynı yıl Sedat Simavi Ödülleri Yarışması’na katıldım. Kitabımın ikinci baskısı 2013’ün Ağustos ayında İtalik yayınlarından çıkarak okurlarla tekrar buluştu.(2000 adet) Kasım 2016’da, yine İtalik yayınlarından olmak üzere. Üçüncü kitabım Sarı Yalnızlık, okuyucularla kucaklaştı.(1050 adet) Aynı yayınevinden olmak üzere 2019 Ekim ayında adı Bütün Suç Benim olan dördüncü kitabım çıktı.(1050 adet) Yine İtalik yayınevinden 2022’nin Eylül’ünde beşinci kitap; Engellilerin Habere Erişiminde Yaşadıkları Sorunlar ve Çözüm Önerileri ismiyle, ilk akademik yayın olarak piyasaya çıktı.(1000 adet) Bu çalışmanın aynı zamanda Yüksek Lisans Bitirme Projesi olduğunu belirtmeliyim. Bu eser, 2023’ün Çalışan Gazeteciler Günü’nde; DNM365 Youtube Kanalı ve BNÜ Akdemi tarafından 2022 senesi için ‘Yılın Gazetecisi’ ünvanına sahip olmamı sağlamıştır. Üç sene boyunca, ‘uzun öykü’ olması için uğraştığım ve roman tadında keyif vermesini arzu ettiğim ilk uzun çalışmam olan Amber isimli kitabım, yine İtalik yayınlarından 2025’in Mart’ında okuyucusuyla beraber olmaya başladı.(1050 adet) Okullarda düzenlenen söyleşilerde ve ulusal veya uluslararası projelerde konuşmacı konuk olarak bulunarak ve çeşitli yerlerde yapılan imza günleri ile kitap fuarları sayesinde geniş bir çevreyle iç içe olma imkânı buldum. Uluslararası All Accor şirketine bağlı ve 2025’in ikinci çeyreği itibariyle hizmet vermeye başlayan İbis Styles Hotel Ankara bünyesinde gerçekleştirdiğim Amber isimli kitabımın imza gününden sonra otel sahibi Murat Doğu beyin ve satış müdürü Yavuz Kitiş beyin samimi kucaklamalarının ardından otelde Yaşam Koçu olarak danışmanlık yapmaya başladım. Tüm bunların yanı sıra çocukluğumdan beri sayısız kere çıktığım ve hâlâ çıkıyor olduğum radyo-televizyon kanalları ve gazetelerle Internet’te ki sosyal medya siteleri saymakla bitiremeyeceğim kadar çok. 2016 yılı sonlarında ve çok kısa bir süre, Radyo Avrasya Türk’teki Üç Damla Mutluluk programı yapımcı ve sunucusu Sevgili Arkadaşım Vahide Çakır’la birlikte radyo programı deneyimi yaşadım. 2020 Kasım ayı itibariyle de Radyo Senkron’da program yapımcısı ve sunucusu olarak dinleyicilere 1 yıl kadar seslendim. 2022 senesinde radyonun gönüllü yöneticisi oldum… Yine 2022’de ve gönüllülük ilkesi doğrultusunda, Toprak Mekatronik Firması’nın ‘uzman ekip’ kadrosunda Danışman statüsünde bulundum… 2024 ortalarında ise Mediteri Şirketi’nin Erişilebilirlik Uzmanı olarak görevlendirildim… Benim için müzik dinlemek ve kitap okumak; gündelik zaman pastasının en güzel dilimi. Bu dilimi tüketirken, yazılarımla yaşama dair sevgi meşrubatını da yanında yudumluyorsam; müthiş haz alıyorum bu oluşan tattan. Klasik Müzik, Türkü ve Türkçe Sözlü Hafif Müzik dinlemeyi, felsefi yaklaşım içeren kitaplar okumayı seviyorum.

    Related Posts

    By Diyar ÇAĞALA12 Nisan 2026

    Sosyal Medya Yönetmek Sanıldığı Kadar Kolay Mı?

    12 Nisan 2026
    By Gizem BAKIŞGAN31 Mart 2026

    IKI CIHANIN ESINTISI: NESIMI

    31 Mart 2026
    By Beste Dalkılıç9 Şubat 2026

    Maduro Bir Chávez Miydi?

    9 Şubat 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    Popüler Yazılar
    sosyal medya By YUNUS YALÇIN23 Haziran 20230 Views

    sosyal medyanın olumlu yönleri Nedir – Sosyal medya bilgileri

    23 Haziran 20232 Mins Read0 Views sosyal medya

    sosyal medyanın olumlu yönleri de vardır. İşte sosyal medyanın bazı olumlu etkileri:İletişim ve Bağlantı Kolaylığı: Sosyal…

    Alight Motion 5.0 APK Son sürüm Kilitleri açık

    24 Haziran 2023

    SCO: Photo & Video Editor APK son Sürüm Kilitleri açık full

    24 Haziran 2023

    Evde Beslenebilir 5 Kedi Türü- Evde Hangi Kedi Beslenir-Canlı bilgiler

    24 Haziran 2023
    Son yazılar

    MYT MÜZİK APK İNDİR-MYT MÜZİK PREMİUM APK İNDİR

    15 Haziran 20251.391 Views

    ŞARKI EVRENİ APK REKLASIZ İNDİR-ŞARKI EVRENI PREMİUM APK İNDİR-ŞARKI EVRENI MOD

    9 Temmuz 2023660 Views

    SOFİA COPPOLA FİLMLERİ

    14 Ocak 2026489 Views

    GTA TÜRK İNDİR GTA TÜRK NASIL KURULUR 2025

    15 Haziran 2025410 Views
    Takip et Haberdar ol
    • Twitter
    • Instagram
    • LinkedIn
    Yorumlar
    • Sosyal Medya İşletmeler İçin Neden Önemli? için Berat
    • SOFİA COPPOLA FİLMLERİ için Nazlı KELEŞ
    • SOFİA COPPOLA FİLMLERİ için Özlem güzel
    • İstanbul’un İlham Veren Köşeleri: Hem Ders Çalışılacak Hem de Estetik Kareler Yakalanacak Mekanlar için Adbetnet
    • İbrahim Tatlıses’ten Şok Miras Kararı: “Bütün Mal Varlığımı Devlete Bıraktım!” için Bbx
    Hakkımızda

    indirÇaylak.com, gönüllü yazar kadrosuyla teknoloji, gündem, oyun, yazılım ve internet dünyasına dair güncel, özgün ve faydalı içerikler sunmayı amaçlayan bir paylaşım platformudur. Amacımız; dijital dünyada merak edilen konuları anlaşılır ve sade bir dille anlatmak, okuyucularımıza güvenilir bilgi ve rehberlik sunmaktır.

    Sitemizde yer alan tüm içerikler, gönüllü yazarlarımız tarafından özenle hazırlanmakta ve sürekli güncellenmektedir. Yeni gelişmeleri takip eden dinamik ekibimiz, kullanıcıların ilgisini çekecek konularda kaliteli içerikler üretmeye devam etmektedir.

    indirÇaylak, teknolojiye ilgi duyan herkesin hem bilgi alabileceği hem de katkı sağlayabileceği samimi bir bilgi durağıdır.
    Reklam ve iş birliği için destek@indircaylak.com

    X (Twitter) Instagram LinkedIn
    Oyun İndir

    My Name Dizisinin Toplumsal Cinsiyet Rolleri Açısından İncelenmesi

    10 Temmuz 2026

    Sosyal Medya İşletmeler İçin Neden Önemli?

    5 Temmuz 2026

    İstanbul’da Ücretsiz Kano Keyfi | Fatih Belediyesi Kano Kayıt

    9 Temmuz 2026
    Haberler

    RÜYALAR HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER- İNSANLAR NEDEN RÜYALARINDA UÇARLAR – BİLİM HABERLERİ

    15 Haziran 20250 Views

    SABAHLARI DİNÇ UYANMAK İÇİN YAPMAN GEREKEN 10 MADDE

    15 Haziran 20250 Views

    Şaşırtıcı etki: Bu yüzden her gün bir kaşık dolusu salça yemelisiniz

    15 Haziran 20250 Views
    X (Twitter) Instagram LinkedIn
    • Home
    İndircaylak.com gönüllü kadrosu ile tüm yazılar kaynakça verilmeden kullanılması yasaktır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.