Tam adıyla Seyyid İmadeddin Nesimi olan, ama halk arasında sadece Nesimi olarak bilinen Azeri şair, 13. ve 14. yüzyılda Azerbaycan edebiyatını zirveye taşıyan divan şairidir. Şiirlerinde ustalıkla kullandığı kelimeler, döneminde edebi dilin gelişmesine zemin hazırlamıştır. Genellikle Arapça ve Farsça şiirler yazmış olmasına rağmen ulusal dili her zaman diğerlerinden üstün tutmuştur. Biz bugün onu Azerbaycan Türkçesi ile yazılan “Sığmazam” isimli gazeli ile tanıyoruz. Şairin kesin olarak nerede dünyaya geldiği konusunda farklı yorumlar olsa da genellikle 1339 ve 1344 yılları arasında Bağdat’ın küçük bir kasabasında dünyaya geldiğine inanılır. Şairin tam adı Seyyid İmadeddin Nesimi’dir. İsmindeki “Seyyid” unvanından dolayı belirli bir kesim onun…
Yazar: Gizem BAKIŞGAN
Bu yazıda dünden bugüne Türk sinemasının male-dominant sektöründe kendine has ve nitelikli hikâye anlatısıyla yer edinmiş kadın yönetmenlerden Yeşim Ustaoğlu’nun bana göre en gözde filmi Pandora’nın Kutusunu inceleyeceğiz. 2000’li yılların sinema sektörünün en belirgin özelliklerinden birisi yönetmenlerin ve senaristlerin kendine özgü hikâye anlatma şekilleriydi. Yeşilçam’dan yeni çıkmış film sektörü, artık bir şeyleri değiştirmenin zamanı olduğunu düşünen yönetmenlere kendini emanet etti ve bu dönemin önemli yönetmenlerinden bir tanesi de kadın yönetmen kategorisinden Yeşim Ustaoğlu oldu. Doğma büyüme Karadenizli olan yönetmenimiz Çaykara’da dünyaya geldi ve eğitimini yine Karadeniz bölgesinde Trabzon’da aldı. Üniversitede mimarlık eğitimi alan Ustaoğlu Yıldız Teknik Üniversitesinde yüksek lisans eğitimini…
21. yüzyıl itibari ile kelime anlamı ve kullanım şekli değişmiş olan ‘’gotik’’ kelimesinin ilk çıkış yeri ve tarihi oldukça derin bir geçmişe dayanıyor. 12. Yüzyıl Rönesans çağı ile başlayan akıl ve mantık çağı siyasete, toplumsal ideolojiye ve din konularına yansırken aynı zamanda sanata ve mimariye de izlerini bıraktığını görüyoruz. Ortaçağ Avrupa’sının sosyo-ekonomik büyümesini belki de en çok o dönemlerin yapılarında rastlıyoruz. Bu mimarinin en önemli eseri tabiki Notre Dame Katedrali. Fransızca kökenli ‘’gotik’’ kelimesi Rönesans döneminde Romalıların kendilerini alt tabakadan ayırmak için kullandıkları ‘’barbar’’ anlamına gelen bir kelimedir. Genellikle tam olarak ‘’ Anadolulu, cahil, neredeyse hiçbir iyi özelliğini geliştirmemiş’’ diyebileceğimiz…
The Substance: İçindeki “Cevheri” Ortaya Çıkarmak Coralie Fargeat’ın yönetmenliğini yaptığı The Substance (Cevher) filmi 21. Yüzyıla damga vuran en başarılı işlerinden bir tanesi. Günümüzün güzellik standartları ve mükemmel kadın profili konuları ile çok yakın bağlantı kuran bu film öte yandan bir insanın kendi dur noktasını bulamadığı zaman nasıl bir canavara dönüştüğünü izlettiriyor. Film 2024 yapımı ama hala bu filmi izlemeyenler var ise aman dikkat mideniz hassas ise sizi çok sarsabilir zira insan anatomisi içi açılınca dışarıdan bakıldığı kadar estetik değil. Bir zamanlar şöhreti, Hollywood Şöhretler Kaldırımı’nda bir yıldıza sahip olacak kadar büyük olan Elisabeth Sparkle bir sabah fitness programının sunucusu…
Guillermo del Toro’nun Frankenstein Portresi Oscar Isaac & Jacob Elordi – Frankenstein Netflix 18. yüzyıl romanlarının istisnasız en çarpıcı romanı bir kadın yazar olan Mery Shelly tarafından kaleme alınan Frankenstein’dır. Yazarın kendi rüyalarından dönemin en güçlü yönü olan Sanayi Devrimine kadar değindiği bu roman genç, tutkulu ve bir o kadar da acılar denizinde yüzen Doktor Victor Frankenstein ve onun tanrısal yaratımını konu alıyor.Guillermo del Toro uyarlaması 2025 yapımı Frankenstein, yönetmenin 30 yıldır hayata geçirmek istediği bir proje. Güçlü oyuncu kadrosu ve senaryosu ile izleyen herkesin romanın geçtiği döneme ışınlanmasını sağlayan Guillermo, gotik konseptine bolca estetik serpiştiriyor. Film incelemesi ve kitap…